
Nu.D-36 eğitim uçağının uçabilir replikası, 90 yıl sonra Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde ilk test uçuşunu gerçekleştirdi. 1936’da Nuri Demirağ’ın kurduğu özel uçak üretim girişimi içinde tasarlanan uçaktan günümüze ulaşan orijinal bir örnek bulunmazken, 2026’da tamamlanan replika tarihi uçağın yeniden uçmasını sağladı. Proje, Nuri Demirağ’ın girişimini, mühendis Selahattin Reşit Alan’ın tasarımını ve Cumhuriyet döneminin erken uçak üretim çalışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Nu.D-36 nedir?
Nu.D-36, 1930’lu yıllarda İstanbul’daki Nuri Demirağ uçak fabrikasında üretilen, iki kişilik tek motorlu bir eğitim uçağıydı. Uçağın tasarımı Türkiye’nin ilk uçak mühendislerinden Selahattin Reşit Alan tarafından yapıldı. Nuri Demirağ ise fabrikanın kurulması, üretim girişiminin finansmanı ve Türk havacılığına yönelik özel sektör yatırımının geliştirilmesinde öncü rol üstlendi. “Nu.D” adı Nuri Demirağ ile ilişkilendirilirken 36 rakamı uçağın 1936 tarihli tasarım ve üretim dönemine işaret eder. Uçak, Selahattin Reşit Alan’a atfen bazı kaynaklarda Alan 2 adıyla da anılır.
Nuri Demirağ’ın uçak fabrikasının Nu.D-36’daki rolü
Nuri Demirağ’ın 1936’da İstanbul’da kurduğu tesis, Türkiye’deki ilk uçak fabrikası değildi. Cumhuriyet döneminin uçak üretim girişimleri daha önce Kayseri’deki Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketi yani TOMTAŞ ile başlamıştı. Demirağ’ın girişiminin ayırt edici yönü ise özel sermaye ile kurulan ilk özel uçak fabrikası niteliği taşımasıydı. Beşiktaş’taki üretim tesisi uçak ve planör çalışmalarının yanında Yeşilköy’deki uçuş alanı ve Gök Okulu ile desteklendi. Gök Okulu 1943’e kadar 290 pilot yetiştirdi.
Nu.D-36’nın teknik özellikleri
Nu.D-36, dönemin eğitim uçaklarında görülen çift kanatlı yapıya sahipti. TÜBİTAK’ın teknik çalışmasında uçağın tek motorlu olduğu, 150 beygir gücünde Walter Gemma I motor kullandığı, kanat açıklığının 9,74 metre, uzunluğunun 7,3 metre, yüksekliğinin 2,44 metre ve kanat alanının 21,8 metrekare olduğu belirtiliyor. Uçakta pilot ile öğrenci pilotun önlü arkalı oturduğu tandem kokpit düzeni bulunuyordu. Akademik kaynaklarda uçağın azami hızının yaklaşık 182 kilometre/saat olduğu da aktarılıyor.
| Özellik | Nu.D-36 |
|---|---|
| Üretim dönemi | 1936 |
| Uçak türü | İki kişilik eğitim uçağı |
| Yapı | Çift kanatlı |
| Motor | Walter Gemma I |
| Motor gücü | 150 bg |
| Kanat açıklığı | 9,74 metre |
| Uzunluk | 7,3 metre |
| Yükseklik | 2,44 metre |
| Kanat alanı | 21,8 m² |
| Kokpit düzeni | Tandem, iki pilot |
Nu.D-36’dan kaç adet üretildi?
Nu.D-36’nın toplam üretim adedi konusunda kaynaklar arasında tam bir görüş birliği bulunmuyor. TÜBİTAK’ın çalışmasında modelden 12 adet üretildiği belirtilirken, Türk Hava Kurumu’nun verdiği sipariş ve teslimatlara ilişkin bazı kaynaklarda 24 eğitim uçağından söz ediliyor. Bu nedenle üretim adedini tek bir rakamı kesin tarihsel gerçek gibi vermek yerine kaynak farklılığını belirtmek daha doğru. Ortak nokta, Nu.D-36’nın prototip aşamasında kalmayıp gerçek üretim ve kullanım sürecine giren bir eğitim uçağı olmasıdır.
Nu.D-36’nın tarihsel yolculuğu neden yarım kaldı?
Nu.D-36’nın tarihindeki en önemli kırılma noktalarından biri Selahattin Reşit Alan’ın 1938’de Eskişehir’deki iniş sırasında yaşadığı kazaydı. Alan, Nu.D-36 ile iniş yaparken pistteki hendeği fark edemedi ve kazada hayatını kaybetti. Sonraki süreçte Türk Hava Kurumu ile Nuri Demirağ arasındaki uçak siparişi ve kabul süreci bozuldu. Siparişlerin devam etmemesi, hukuki süreçler ve yeni satış imkanlarının oluşmaması Demirağ’ın uçak üretim faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini zayıflattı. Böylece Nu.D-36 ile başlayan üretim girişimi, Türkiye’nin erken özel havacılık sanayisinin kalıcı bir üretim merkezine dönüşmesini sağlayamadı.
Nu.D-36’nın uçabilir replikası nasıl yapıldı?
2026’daki replika çalışması Sivrihisar Havacılık Kulübü Derneğinin kültür havacılığı projeleri kapsamında yürütüldü. Akrobasi pilotu Ali İsmet Öztürk liderliğindeki 11 kişilik Mach Teknik ekibi, yaklaşık sekiz aylık çalışmanın ardından uçağı sıfırdan inşa etti. Çalışmada döneme ait arşiv fotoğrafları ile ulaşılabilen sınırlı teknik veriler kullanıldı. Günümüze ulaşan eksiksiz teknik çizimlerin ve dönemin bütün ekipmanlarının bulunmaması nedeniyle proje birebir kopya olarak tanımlanmadı.
2026 Nu.D-36 replikası orijinal uçakla aynı mı?
Hayır. 2026’da uçan uçak, 1936 tarihli Nu.D-36’nın uçabilir replikasıdır. Ali İsmet Öztürk, tarihsel uçağa benzerliği yaklaşık yüzde 80 olarak değerlendirdi. Günümüzde bulunması zor olan dönem motorları ve ekipmanları nedeniyle replikanın bazı unsurları modern uçuş güvenliği yaklaşımıyla yeniden ele alındı. Bu ayrım önemlidir çünkü 90 yıl sonra gökyüzüne dönen uçak orijinal Nu.D-36 değil, tarihsel tasarımdan yararlanılarak yeniden inşa edilen uçabilir örnektir.
Replikada hangi motor kullanıldı?
Replikada orijinal Nu.D-36’da kullanılan dönem motorunun yerine 1940’lı yıllara ait Continental R-670 radyal motor tercih edildi. R-670, 1930’lu ve 1940’lı yıllarda çeşitli eğitim ve hafif uçaklarda kullanılan Amerikan yapımı yedi silindirli bir radyal motordu. Replikada bu motorun tercih edilmesi, tarihsel görünümü korurken günümüzde bulunması güç olan orijinal motorun yerine uçuşa uygun bir alternatif kullanılması açısından önem taşıyor.
Nu.D-36 replikası ilk uçuşunu nerede yaptı?
Nu.D-36 replikasının ilk test uçuşu 11 Ağustos 2026’da Eskişehir Sivrihisar’da gerçekleştirildi. Uçağı Ali İsmet Öztürk kullandı. İlk uçuşun ardından Öztürk, uçağın beklediğinden daha kıvrak ve huzurlu uçtuğunu belirtti. Projenin amacı yalnızca statik bir müze maketi oluşturmak değil, tarihsel uçağın uçuş özelliklerini günümüz imkanlarıyla yeniden deneyimleyebilen bir replika ortaya çıkarmaktı.
Nu.D-36 replikası nerede sergilenecek?
Uçuş testlerinin ardından replikanın M.S.Ö. Hava ve Uzay Müzesi envanterine alınması planlandı. Resmi teslim töreninin 29 Ağustos 2026’da Sivrihisar Havacılık Merkezi’nde yapılması öngörüldü. Böylece Nu.D-36, yalnızca arşivlerde ve tarih çalışmalarında anlatılan bir uçak olmaktan çıkıp ziyaretçilerin görebileceği ve havacılık mirasının fiziksel bir parçası olarak korunabilecek bir örneğe dönüşecek.
Nu.D-36 neden önemli?
Nu.D-36’nın önemi yalnızca 1936’da üretilmiş bir eğitim uçağı olmasından kaynaklanmıyor. Proje, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde özel girişimle uçak tasarlama, üretme, pilot yetiştirme ve uçuş altyapısı oluşturma çabasının somut örneklerinden biriydi. Nuri Demirağ üretim girişimini üstlenirken Selahattin Reşit Alan’ın mühendislik çalışmaları bu girişimin teknik temelini oluşturdu. 2026’daki uçabilir replika ise bu döneme ait uçağın yalnızca fotoğraflarda kalmasını engelleyerek Türkiye’nin erken havacılık tarihine ait bir tasarımı yeniden görünür ve uçabilir hale getirdi.
Nu.D-36’nın 90 yıl sonra yeniden uçması, orijinal uçağın geri dönmesi değil, 1936 tarihli tasarımın uçabilir bir replikayla yeniden gökyüzüne çıkmasıdır. Bu ayrım, hem Nuri Demirağ’ın havacılık girişimini hem Selahattin Reşit Alan’ın mühendislik rolünü hem de 2026’daki replika çalışmasının niteliğini doğru anlamak açısından önemlidir.

0 Yorumlar